Çoğu markanın derdi aynı.
Diyorlar ki, sosyal medyada daha aktif olmalıyız.
Toplantılar yapılıyor, yapay zekaya soruluyor, ajansla anlaşılıyor. O gazla bir süre yol alınıyor.
Sonra? Sonrası fıs.
Bayram kutlamaya başlıyorlar.
Öğretmenler Günü, Orman Haftası, arada birkaç ürün görseli, Dünya Su Günü, sonra bir indirim postu, Kabotaj Bayramı, fuardaki standımız, en uzun gece, en uzun gündüz…
Sosyal medyada bir akım başladıysa, akım bittikten 3 gün sonra o akıma katılmaya çalışmalar, falan.
Ne oldu şimdi? Sosyal medyada aktif olabildiniz mi?
Olamadınız da, hadi oldunuz diyelim, ne işinize yaradı?
İşte asıl soru da bu: Ne işimize yarayacak?
Bu soru üzerine 3 dakika bile düşünmeden, sosyal medyada aktif olma sevdasına kapılmamak gerek.
Çünkü aktif olmayı sık paylaşım yapmak olarak algılıyorsak, sıkıntı büyük.
Sadece aktif olmak için aktif olmaya kalktığınızda, hızlı tükenirsiniz. Bir işinize de yaramaz.
Niye?
Çünkü herhangi bir niyet olmadan, bir anlam dünyası kurmadan, markaya bir misyon yüklemeden, sırf aktif olmak için aktif olmaya kalktığınızda...
Her gün yeni bir fikir bulmanız, her paylaşımı sıfırdan düşünmeniz gerekir. Ne söyleyeceğiz, nasıl söyleyeceğiz? Yorar. Değil ajans, yapay zekadan bile doğru performans alamazsınız. Çünkü her gün boş beyaz sayfadan başlıyor, sıfırdan düşünüyorsunuz.
Tutarlı da olamazsınız.
Her gün yeni bir şey baskısından kurtulmak için, trendlere kaymaya başlarsınız. Gündemi takip ederek savrulursunuz. Herkes bunu paylaşmış, biz de paylaşalım, demeye başlarsınız ki, bu da markanın sesinin kaybolmasına yol açar. (Evet, bir markanın kendine özgü bir dili, sesi olur, olmalıdır.)
Oysa ki sosyal medyada aktif olmayı, sık paylaşım yapmak olarak değil de, markanızın fikrini, söylediği şeyi iletmek için bir yöntem olarak ele alsanız?
Bir dakika…
Şu an, markanızın fikri, markanızın söylediği şey derken, ne kast ettiğimi düşünüyorsunuz değil mi?
Hayır, ürün ya da hizmetinizin özellikleri değil.
Hayır, diğer 46 rakibiniz gibi uygun fiyatlı ve kaliteli olmanız da değil.
Hayır, indirim ya da kampanya falan hiç değil.
Markanızın fikri, markanızın söylediği şey ne?