İçeriğe geç
5 dakikalık okuma Gayrinizami Pazarlama

🎖️1000 Video

Viral videonun binde birlik ihtimalini %63 yapmanın tek yolu

🎖️1000 Video
Photo by Kelly Sikkema / Unsplash

Viral olmak için bir formüle ihtiyacınız yok. Bir ajansa, yaratıcı bir fikre, bir uzmana, bir şablona ya da bir mucizeye ihtiyacınız yok. 

Markanızın viral olup milyonlarca seyredilecek videosu olması için, sadece bin videoya ihtiyacınız var. Evet 1000.

Çoğu toplantıda hemen hemen aynı sahne yaşanıyor.

Patron ya da bir yönetici, telefonunu açıp bir video gösteriyor:

"İşte şu video… Viral oldu bu. Biz bunu çok beğeniyoruz, böyle bir şey yapalım." 

Videoya bakarsanız, evet, 5 milyon izlenme…

Peki hesaba baktınız mı? Hesapta toplam kaç video var? Kaç video yayınlamışlar bugüne kadar?

Bakıyorlar.

Genelde cevap, birkaç bin oluyor. Yani hesapta birkaç bin video var. Yuvarlayalım, bin video diyelim.

Peki o diğerleri kaç izlenmiş?

Üç yüz, beş yüz, iki bin, üç bin, beş bin…

Viral olup milyonlarca izlenen bir videoya ulaşabilmek için, daha öncesinde, 1000 video yayınlamışlar.

Yani kural şu: 

Viral bir videoyu isteyerek, tasarlayarak, hukuk diliyle taammüden üretemezsiniz.

999 video yayınlarsınız, bininci, viral olur.

Dikkat edin:

Bin taslak hazırlarsınız demiyorum. Bin yaratıcı fikir demiyorum. Bin "öyle mi olsa böyle mi olsa" toplantısı demiyorum. 

Yayınlanmış bin video…

Yapılmış, yayınlanmış, izlenme verisi incelenmiş ve bir ders çıkarılmış bin deneme. 

Tabii ki çöp üretmekten bahsetmiyorum. Ama bin kere gerçekten denemekten bahsediyorum. Bin atış… 

Viral videoya ulaşmak için 1000 atış yapmanız gerekiyor.

Ve bunun bir matematiği var:

Birinci hesap: Olasılık hesabı. 

Bir videonun viral olma ihtimali yüzde kaçtır? Binde bir diyelim. 

Tek video çekerseniz şansınız %0,1 olur. Yani neredeyse sıfır. 

Ama bin video yayınlarsanız, en az birinin tutma ihtimali %%63’e çıkar. 

Bin denemede tutturmak da yüzde 100 değil, çünkü hiçbir deneme garantili değil. Her video tutmayabilir, ama tutmama ihtimali her denemede biraz daha azalır. 

Tutma ihtimali ise, iki bin videoda %86’ya çıkar. 

Böyle bakarsak içerik bir piyangodur. Çok bilet alırsanız kazanma ihtimaliniz artar. 

Ama bir farkla piyangodan da iyidir. Piyangoda 700. biletin kazanma ihtimaliyle 1. biletin kazanma ihtimali aynıdır. Ama içerikte değildir. Neden? Çünkü her videoda ustalaşırsınız, işi öğrenirsiniz.

Bu yüzden 700. videonun tutma ihtimali 7. videodan yüksektir. Yani binde bir bile bu durumda aslında o kadar da binde bir değildir.

İkinci hesap: Hacim hesabı 

Diyelim ki hiçbir videonuz viral olmadı. 999 video yayınladınız, ortalama 3 bin izlenmeniz oldu. 

İçler dışlar çarpın: Toplam 3 milyon izlenme. 

Yani "başarısız" videolarınızın toplamı, hayalini kurduğunuz viral videonun izlenme sayısına zaten yaklaşmış olur. Farkı şu: Bu 3 milyon izlenme bir gecede değil, üç yılda gelmiş olur. Ki bu çok daha iyi bile olabilir çünkü bir gecede gelen 5 milyon izlenme sabun köpüğü olabilir. Üç yılda gelen 3 milyon izlenme, doğru mesajdan şaşmadıysanız, bir temel atacaktır.

Üçüncü hesap: Takvim hesabı 

Günde bir video yayınlarsanız bin video üç yıl sürer. Haftada üç video yayınlarsanız altı buçuk yıl… Şimdi düşünelim: 

Bir gecede marka olan bir marka var mı?

Yok.

Bir gecede marka olamazsınız. Bu iş 100 metre koşusu değil maratondur. Maratonu 100 metre hızıyla koşamazsınız. Yıllara ve doğru hızda koşmaya ihtiyacınız var.

İllâ ki 1000 mi?

Bin sayısı bir hesaba ya da istatistiğe dayanmıyor. Zihniyeti anlatmak için 1000’i kullandım, yuvarlak hesap.

Belki 300. videoda tutar, belki iki bin gerekir. Önemli olan zihniyeti kavramanız.

İşçilik iyiyse ihtimal yükselir, mesajınız keskinse ihtimal yükselir. 

Sadece şunu bilin yeter: Bunun formülü yok. Kimse size bunu garanti edemez. 

Tek atışta viral video denk getirmek, hayatında tek bir bilet alıp onunla da yılbaşında büyük ikramiyeyi kazanmak gibi olur. Olur mu olur. Ama bu “hayal” üzerine strateji kurulmaz.

Bir de şu var: 

Elinde viral video formülü olan adam, 3 milyon 5 milyon izlenmeyi formülle garanti edebilen adam, emin olun o formülü size o fiyata vermez. Hangi fiyatla neyi almaya çalıştığınıza da bir bakın.

Peki bu hep böyle miydi? 

Hayır değildi.

Televizyon çağında işler farklıydı. Şu an bu yüzden çoğu reklamcı ne yapacağını bilemiyor. (Siz de onlardan medet umuyorsunuz.)

Televizyon çağında bin deneme yapamazdınız. Tek bir reklam filmi çekerdiniz, ki iyisini çekmek çok pahalıdır. Mecra satın alırdınız, ki mecra çok pahalıdır. Ve yayınlanırdı. 

Çekmek ve yayınlamak çok pahalı olduğu için herkes yapamazdı. Yapanın da o iş için tek atışı vardı. 

O yüzden o tek atışı mükemmelleştirmeye çalışan koskoca bir endüstri kuruldu: Ajanslar, ödüller, festivaller… Bugün reklam ajansı denince çoğu kişinin aklına 3-5 genç arkadaşın reklam paneli yönettiği küçük yapılar gelse de, asıl reklam ajansları, çoğunluğu uluslararası ağlara bağlı, milyar dolarlar yöneten bir endüstri…

Bu endüstri televizyonda bir film yayınlardı ve markanız meşhur olurdu. Tek kurşun beklentisi de o günlerin kalıntısı.

Algoritma çağı bu denklemi tersine çevirdi. 

Bugün her video, mecra bütçesinden bağımsız olarak kendi piyangosuna giriyor. En yeni markanın videosu, en büyük markanın videosuyla aynı ortamda yarışabiliyor. Dağıtım bedava, deneme bedava, veri bedava. Reklam tarihinde ilk kez bin bilet alma imkanınız var. Ve birinin tutma ihtimali var.

Ama yeni markaların çoğu bu imkanı hâlâ, tek bilet hayali için kullanıyor: Viral bir video yapalım.

Disiplin

Herhangi bir şeyden bin tane üretmek yorucudur.

Bin video üretmek de yorucudur. Herkese göre değildir. 

400. videoda hâlâ 3 bin izlenme görünce, olmayacak der vazgeçersiniz. Yönetime anlatamazsınız. Bütçe ayıramazsınız. Bu yüzden çoğu marka 20-30 video sonra vazgeçiyor. Denedik olmadı diyor. Yılbaşında otuz bilet almış, büyük ikramiye çıkmadı diyor, küsüyor. Çıkmaz. Normaldir. 

Bu yüzden, iki üç yıl sürdüremeyecekseniz, hiç bu toplara girmeyin. 30 video başlangıç bile değil. Bu yol, uzun bir yol. Maraton. Temponuzu ona göre ayarlayın.

Formül değil sabır

Viral video bir yetenek ya da formül meselesi değil, sabır meselesi.

Tek bir mükemmel videonun peşinde koşmak yerine, bin makul videonun peşinde koşmalısınız. Bu sayede yolda, viral video denk gelse de gelmese de, sizi tesadüfen bir kere görmüş 5 milyon yabancı yerine, sizi gerçekten tanıyan bir kitleniz oluşur. 

Bu bir piyango kazanma beklentisi değil. Mantığı olan bir yol.

Ama illâ ki formül istiyorsanız, alın size formül: 1000 video üretin.

(Bu da benim beş yüz elli ikinci yazım. 552. Gerçekten. Ya tutarsa…)