Markaların kaderini belirleyen süre: 6 dakika 42 saniye 📌

Her yıl piyasaya sürülen 30.000 yeni ürünün %95’i neden çakılıyor? Yeni bir markanın yükselmesini sağlayan ne?

Markaların kaderini belirleyen süre: 6 dakika 42 saniye 📌
Photo by SpaceX / Unsplash

Yeni bir markayı bir uzay mekiği gibi düşünün.

Yerden havalanıp yörüngeye oturmak için kendisine bitişik bir roketin gücünü kullanması gerekir.

Belirli bir irtifaya ulaşınca roket mekikten ayrılır, uzay mekiği kendi gücüyle hareketine devam eder.

Bu benzetmeyi yapmamın sebebi şu: Yeni bir marka yaratma aşamasındaki girişimciler, çoğunlukla halihazırdaki markaların neler yaptığına, nasıl davrandığına bakıyorlar. Mesela Netflix ne yapıyor, Airbnb ne yapıyor, Getir ne yapıyor?

Bu sağlıklı bir bakış açısı değil.

Çünkü Netflix, Airbnb ya da Getir gibi ilham alınan markalar, artık havalanmış, roketinden ayrılmış, yörüngeye oturmuş markalar. Onların yerçekimsiz ortamda neyi nasıl yaptıkları, sizin için doğru örnekler değil.

Çünkü sizin yeni markanız şu an, havalanmak için yerçekimiyle savaşıyor.

Bu çok ama çok ciddi bir ayrım.

Yeni markaların önündeki en büyük engeli, yerçekimi gibi düşünebilirsiniz.

Evet, uçaklar uçuyor. Ay’a da gittik. Hatta Mars’a bile araç gönderebiliyoruz. Ama gözden kaçırmamamız gereken nokta şu:

Mesela Elon Musk’ın 10 roket denemesinden 9’u bir şekilde başarısız oldu. Yükselip havada en uzun kalabilen Starship SN8, 6 dakika 42 saniye sonra çakıldı.

Markalar dünyasında da oran hemen hemen aynı.

Harvard Business School profesörü Clayton Christensen'in araştırmasına göre, dünyada her yıl piyasaya 30.000 yeni ürün sürülüyor ve %95’i çakılıyor.

Bunların bazıları yeni marka olsa, bazıları da zaten var olan markalarla piyasaya sürülmüş olsa bile, çok yüksek bir oran.

Yani yeni markaların yerçekimiyle savaşması çok zor.

Neden mi?

Çünkü insanların çok büyük bir kısmı, hayatında yeni bir marka istemiyor. Gerek duymuyor. Umursamıyor.

Yeni ürünleri ve markaları kimler merak ediyor?

Everett Rogers, Diffusion of Innovations teorisinde, tüketicileri gruplara ayırıyor ve yeni ürünleri hemen denemek isteyen kitleyi “yenilikçiler” olarak tanımlıyor. Bu kitlenin oranı, sadece %2.5.

Onlardan sonra, %13.5 ile “erken adapte olanlar” geliyor.

Diffusion of Innovations, Everett Rogers

Bu %2.5'luk kitle, meraklı kitle. Yeni çıkan ne varsa merak ediyor, satın alıyor, deniyor. Sonra da daha yenisine geçiyor. (Etrafınızda böyle bir tanıdığınız mutlaka vardır. Belki de siz öylesiniz, olabilir:)

%13,5'luk erken adapte olanlar da, yeniliklere hızlıca ayak uydurabilen bir kitle.

Kalan %84 ise, daha katı. Yenilikleri daha geç benimseyen, belirli alışkanlıkları olan ve çok daha büyük bir kitle. Yani, asıl paranın kazanılacağı yer.

Sıkıntı şurada: Çoğu yeni ürün ve marka, Elon Musk’ın sadece 6 dakika 42 saniye yükselebilen roketi gibi, %2.5’luk ve %13.5’luk bu kitlede kısa bir heyecan yarattıktan sonra, yörüngeye oturamadan çakılıyor.

Peki çakılan ve çakılmayan markalar arasındaki fark ne?

Bazı yeni markalar Ay’a giderken, bazıları neden 6 dakika 42 saniyede çakılıyor?

Bu yazıyı sadece, abonelik ücreti ödeyen profesyonel üyeler okuyabiliyor. Siz de profesyonel hesaba geçip özel makaleleri okuyabilirsiniz.

Zaten abone misiniz? Giriş yapın.

Abone ol

Bazı yazıları sadece aboneler görebiliyor ve okuyabiliyor. Siz de abone olun, yeni yazılar posta kutunuza gelsin.
jamie@example.com
Abone ol