Biliyorsunuz ki markalarımız atınca mangalda kül bırakmazlar. Büyük büyük vaatler havada uçuşur. Ama iş gerçek hayata geldiğinde, fıs.
Ne dedi mesela yıllarca Yapı Kredi? Hizmette sınır yoktur.
Vaat çok büyük. Sınırsız hizmet vaat ediyor. Gerçek hayatta peki? Yapıyor mu? Mümkün mü?
Telefon bankacılığını arayıp deneyin isterseniz, canlı birine ulaşabilirseniz, hizmette sınır var mı yok mu, sorarsınız.
Ya da ne diyordu TTNet 2010'da? TTNet'le her şey mümkün.
16 sene önce her şey mümkün diyen TTNet'te, yani bugünkü haliyle Türk Telekom'da, aradan 16 sene geçmiş olmasına rağmen, bugün bile her şey mümkün değil. Şehrin ortasında fiber internet mümkün değil mesela. Yok bende. Hani her şey mümkündü?
Ki bu iki markanın toplantı odalarında ajans tarafı olarak ben de oturdum. Hariçten gazel okumuyorum.
Böyle örnek çok. Markalar toplantı odasında atar tutarlar, gerçek hayatta atıp tuttuklarının bir karşılığı olup olmamasını, maalesef ayrı bir konu olarak değerlendirirler. Operasyonel konular. Aras Kargo'nun sloganı da mesela, önem taşır. (Taşır ama getirmeyebilir, gibi.)
Diğer yandan, bu yüksekten atılan vaatler, aslında ciddi de bir fırsat barındırır.
Nasıl?
Böyle gerçekten büyük bir vaat verir, sonra da karşınıza bir fırsat çıkınca, her ne pahasına olursa olsun bu vaadi gerçekleştirseniz... Şov yapmış olursunuz. Efsane olur. Haber olur. Görenler görmeyenlere, duyanlar duymayanlara anlatır.
Harrods
Harrods, İngiliz bir perakende markası. Londra'da büyük bir mağaza. Modadan mücevhere, ev eşyasından gurme gıdaya, lüks ve pahalı bir mağaza.
Vaadi de büyük. Harrods, her şeyi bulur, her isteği yerine getiririz, diyor. İddia bu. Hizmette sınır yoktur, gibi. Ya da TTNet gibi, Harrods'ta her şey mümkün. Anything is possible, diye kampanyalar yapıyorlar arada.
Günlerden bir gün bir müşteri, eşini “ömür boyu unutamayacağı bir yolculuğa” çıkarmak istemiş ve Harrods’ın helikopter kiralama hizmetinden bir helikopter kiralamış.
Buraya kadar her şey normal. Helikopter kiralama hizmeti varsa helikopter kiralanır.