Bir markayı hızlıca şöhrete kavuşturabilecek çoğu fikir, o markayı yönetenlerin, vatandaşı aptal zannetmesinden dolayı hayata geçemiyor.
21 yıldır bu şekilde çöpe giden yüzlerce fikir gördüm. Benim de onlarca fikrim bu yolda helak olmuştur. Bu güçlü fikirlerin çöpe gitme sebepleri de hep aynıdır:
Markayı yönetenler kendilerini çok zeki, vatandaşı da aptal zannederler. Derler ki:
-İnsanlar espriyi anlamaz.
-İnsanlar bunu gerçek zanneder.
-Bu kadar sivri olursak tepki çekeriz.
Oysaki siz ne kadar zekiyseniz, sokaktaki vatandaş da o kadar zeki. Reklamcılığın babalarından David Ogilvy der ki, tüketici aptal değildir, o sizin karınızdır. Yani karınız aptal olmadığı gibi, tüketici de aptal değildir. Bir fikri, bir espriyi, bir stratejiyi siz anlıyorsanız, sokaktaki vatandaş da anlar, merak etmeyin.
Ama biraz kibir, kendini sokaktaki vatandaştan üstün görme, biraz da elalem ne der korkusu, markaların sürekli “ılık” kalmasına sebep oluyor.
İnsanlar salak değil
Amsterdam’daki Hans Brinker Budget Hotel, insanların salak olmadığının farkındaymış. 1996’da harika bir kampanyaya başlamışlar.
Bir otel normalde ne anlatır?