Milattan önce 480'de, Pers İmparatoru Serhas, o güne kadar görülmemiş büyüklükte bir orduyla Yunanistan'a yürüyordu.
Yunan şehir devletleri panik içindeydi ve her kafadan bir ses çıkıyordu.
"Dev bir duvar örelim!"
"Savaşmayalım, İtalya'ya göç edelim!"
"Perslere teslim olalım!"
Tanıdık geldi mi?
"Influencer marketing yapalım. Ürün gamını genişletelim. SEO'ya ağırlık verelim. Premium olalım. Podcast başlatalım. LinkedIn'de aktif olmalıyız. Ya TikTok? TikTok'suz olmaz."
Yunan generallerin hepsinin bir fikri varmış. Hepsi de gayet mantıklı fikirlermiş...
Karar veremeyince, Delfi kâhinine başvurmuşlar. (Yunanlar büyük kararlar alırken kahine başvururmuş. Bugünkü danışmanlık sektörünün atası:)
Kâhin şu cevabı vermiş:
"Sizi ahşap duvarlar kurtaracak."
Kâhinin bu cevabını herkes, şehrin etrafına ahşap duvarlar örmeliyiz diye yorumlamış. Themistocles dışında...
Themistocles bir "Strategos"muş. Yani hem ordu komutanı hem de devlet adamı...
Themistocles, kâhinin söylediklerini başka türlü yorumlamış: