İçeriğe geç
5 dakikalık okuma Özel makaleler📌

📌Yıkıcı teknolojiyi anlamak (Harvard Notları - 2)

Bir teknolojinin yıkıcı mı yoksa sürdürülebilir mi olduğu nasıl anlaşılır?

📌Yıkıcı teknolojiyi anlamak (Harvard Notları - 2)
Photo by Xiangkun ZHU / Unsplash

Daha önce Harvard İşletme Okulu'nda online strateji eğitimine başladığımı ve orada öğrendiklerimi kendi süzgecimden geçirip size aktaracağımı söylemiştim.

Harvard İşletme Okulu efsanesi Clayton Christensen'in, Yıkıcı Yenilik (Disruptive Innovation) derslerinden devam ediyoruz. Önceki yazıda, başarılı şirketlerin kendi kendileri nasıl imha ettiklerini konuşmaya başlamıştık.

Özetle, genellikle aptallık yüzünden değil, finansal disiplin ve stratejik körlük sebebiyle zorluk yaşadıklarını konuştuk.

Profesör Christensen, yıkımın iki yoldan geldiğini anlatıyordu:

Alt segment yıkımında (Low-End Disruption) rakipler pazarın dibinden giriyor, devler o segment zaten "düşük marjlı" diye kaçıyor ve sonunda her şeyi kaybediyordu. Yeni pazar yıkımında ise (New-Market Disruption) rakipler "tüketim dışı" kitleyi hedefliyor, daha önce o ürünü alamayan insanlara ulaşıyor ve ve o an için işin uzmanlarına "yetersiz" görülen bir teknoloji ile, pazarı alt üst ediyordu.

Her iki durumda da devler aslında günün şartlarında "rasyonel" kararlar alıyordu ama finalde o rasyonel, kitaba uygun kararlar başlarına bela açıyordu. İlk yazının tamamı burada.)

Profesör Christensen devamında, ufukta yeni bir teknoloji gördüğümüzde, bu teknolojiyi sektörümüz için nasıl ele alacağımızdan bahsediyor. Bugünün konusu da bu.

Bir teknolojinin yıkıcı mı yoksa sürdürülebilir mi olduğu nasıl anlaşılır?

Profesörün yıkıcı mı sürdürülebilir mi derken kast ettiği, o teknolojinin yeni bir pazar yaratma potansiyeli olup olmadığı... Yoksa sadece var olan pazarı mı büyüteceği...

Burada keramet teknolojinin kendisinde değil.