İçeriğe geç

Markanızla ilgili problemi getirin. Birlikte çözüm bulalım.

Bütçeniz yetmiyor olabilir. Rakipleriniz sizden büyük olabilir. Fiyat kıramıyor, daha fazla reklam veremiyor, ekibi büyütemiyor olabilirsiniz. Ya da belki de, markanızla ilgili onlarca fikriniz var ve hangisinin işe yarayacağını bilmiyorsunuz. GEP, markanızın önündeki gerçek meseleyi bulmak ve mevcut şartlarınız içinde, 2 güçlü, uygulanabilir alternatif yol çıkarmak için tasarlandı. Bir nizami yol, bir de gayrinizami yol...

Ne dediler?

"İlk 45 dakika tereddüt yaşadım. Konular dağıldı. Kafam karıştı. İçimden 'lan yine bir danışmana boşa para verdik' dedim. Sonra her şey değişti. İlk 2 saatin sonunda düğüm çözüldü. İşte bu dedim. Toplantıdan çıktığımızdan beri ekip olarak hiçbir karar yorgunluğu olmadan sadece yapacaklarımıza odaklanıyoruz."

Bahadır Ömür - Kurumsal İletişim Direktörü, Tarihi Safranbolu Fırını
"Çok zormuş gibi görünen çok sayıdaki problemimiz, aldığımız bir basit kararla değişti. Artık sadece inanılmaz basit ve net olan bu planı hayata geçirmek için çalışıyoruz."

Çağkan Çaylı - Co-Founder, HemenYolda

Muhtemelen şu cümlelerden birini sık sık kuruyorsunuz:

“Bütçemiz olsa yaparız.”

“Rakip çok ucuza satıyor.”

“Bu sektörde başka türlü olmaz.”

“Bizim müşteri bunu anlamaz.”

“Bayiler izin vermez.”

“Ekibimiz yetmiyor.”

“Dijitalde zaten her şeyi denedik.”

“Ürünümüz iyi ama insanlar bizi bilmiyor.”

“Bir şeyler yapıyoruz ama sonuç alamıyoruz.”

“Ne yapmamız gerektiğini bir türlü netleştiremiyoruz.”

Bunların bazıları gerçek kısıtlar olabilir. Bazıları ise yıllardır doğru kabul ettiğiniz varsayımlar... GEP’te önce ikisini birbirinden ayırıyoruz.

Çünkü bazen mesele gerçekten şartların elvermemesidir. Ama bazen de, eyleme geçmeyi engelleyen, oynayamıyorum yerim dar, zihniyeti olabilir. Bütçe olsa yapardık, gibi. Bütçe olsa herkes yapar:)

Sorun çoğu zaman imkânsızlık değil.

Rakibinizin bütçesine sahip değilseniz, onun kadar reklam veremezsiniz.

Onun dağıtım gücüne sahip değilseniz, onun gibi her yerde bulunamazsınız.

Onun maliyet avantajına sahip değilseniz, onun kadar ucuza satamazsınız.

Bunlar gerçek, evet. Ama buradan çıkan sonuç:

“O halde yapabileceğimiz bir şey yok.”

... değil.

Tam tersine. Eldeki kaynaklarla oynamanın ve kazanmanın bir yolunu bulmak gerekir. GEP’in işi tam olarak bu.

Nasıl çalışıyoruz?

Önce çözümü değil, asıl meseleyi, Düğüm Noktası'nı buluyoruz.

Bir marka GEP’e genellikle bir problemle gelir:

“Satışları artırmamız lazım.”

“Markayı büyütmek istiyoruz.”

“Bilinirliğimiz düşük.”

“Dijital çalışmıyor.”

“Rakip fiyat kırıyor.”

Ama bunlar problemin kendisi olmayabilir. Bunlar genelde, problemin yüzeyde görünen kısmıdır. Bu yüzden hemen fikir üretmeye başlamayız.

Önce didikleriz.

Engel ne? Varsayım ne? Semptomlar ne? Bugüne kadar sorgulanmadan doğru kabul edilen ne?

Ve en önemlisi:

Hangi problemi çözersek, diğer problemler küçülür veya önemsizleşir?

Önce bunu buluyoruz. Düğüm Noktası'nı....

Sonra alışılmış, geleneksel çözümleri bir kenara bırakıyoruz.

Çoğu pazarlama problemi için önerilen çözümler aynıdır.

Daha fazla reklam, daha fazla içerik, daha fazla mecra, daha fazla kampanya, daha düşük fiyat, daha fazla ürün, daha geniş hedef kitle...

Bunların hepsi doğru olabilir.

Ama zaten yapamıyorsanız...

Ya da yaptığınız halde sonuç alamıyorsanız...

Ya da yapacak kaynağınız yoksa...

Aynı şeyleri deneyip farklı sonuçlar beklemenin bir anlamı yok.

GEP’te soruyu değiştiriyoruz:

Elimizde olmayanları kabul ederek ne yapabiliriz?

Bütçeyi artırmadan, ekibi büyütmeden, rakibe benzemeden, her müşteriye ulaşmaya çalışmadan, sektörün bütün doğrularını peşinen kabul etmeden...

İşte gayrinizami düşünme burada başlar.

Siz, çekirdek ekibiniz ve ben birlikte çalışıyoruz.

Hazır bir reçeteyle gelmiyorum.

Birlikte problemi parçalarına ayırıyor, kısıtları görünür hale getiriyor, kısıtları avantaja çevirecek yollar buluyor ve farklı çözüm yollarını zorluyoruz.

Çalışmanın içinde farklı düşünme yöntemleri, örnekler, vakalar ve kısa egzersizler kullanıyoruz.

Düğüm Noktası'na odaklanıyoruz

GEP, aylar süren bir danışmanlık programı değil. Her şeyi çözmeye çalışmıyoruz.

Bir tane önemli mesele seçiyoruz. Benim düğüm noktası dediğim, temel, asıl problem...

Ve o düğüm noktası üzerinde mümkün olduğunca derine iniyoruz.

Örnek?

“Bütçemiz çok küçük. Buna rağmen nasıl görünür olabiliriz?”

“Fiyat rekabetine girmeden nasıl büyüyebiliriz?”

“Rakiplerle aynı şeyleri söylemeden neyin sahibi olabiliriz?”

“Yeni müşteri bulmak için elimizdeki hangi avantajı kullanabiliriz?”

“Dijitalde neden sonuç alamıyoruz ve neyi değiştirmeliyiz?”

“Herkese hitap etmeyi bırakacaksak kime hitap etmeliyiz?”

“Bu ürün neden tercih edilmeli?”

Mesele ne kadar netse, çalışma o kadar güçlü oluyor.

Şu an mesele net değilse, o da sorun değil. İlk işimiz zaten onu netleştirmek.

Süre

Genelde, 10 gün içerisindeki 3 toplantıda süreci bitirmiş oluyoruz.

GEP'ten sonra

Çalışmanın sonunda elinizde mümkün olduğunca basit bir şey olmasını istiyorum.

Asıl meseleyi netleştirmiş oluruz.

Düğüm noktasının tanımı. Neyi çözmeye çalıştığınızı bilirsiniz.

Kısıtları netleştirmiş oluruz.

Nelerin değişmeyeceğini, nelerin sadece varsayım olduğunu görürsünüz.

2 güçlü çözüm yolumuz olur.

Mevcut şartlarınız içinde uygulanabilecek, bir nizami yol, bir de gayrinizami yol...

Bir eylem listemiz olur.

Yarın ne yapacağınız belli olsun diye, bir eylem listesi hazırlarız. Bir de neler yapmamanız gerektiğini de sıralarız. (Çünkü gerçek stratejinin doğasında sadece ne yapılacağı olmaz. Neyden vazgeçileceğini de görmeliyiz.)

Ben sihirbaz değilim

Pazarlama hakkında uzun süredir yazdığım için, bende markanızın bütün problemlerini şıp diye çözecek gizli cevaplar olduğunu düşünenler oluyor.

Yok. Kimsede yok.

Markanızı sizden iyi bilmiyorum. Müşterinizi sizden iyi tanımıyorum.

Benim işim burada, doğru soruları sormak. Kolay cevapları biraz deşmek, zorlamak. Gereksiz varsayımları görünür hale getirmek. Ekibin söyleyip geçtiği güçlü fikirleri yakalamak.

Gerekirse, sizi rahatsız edecek gerçekleri ve tercihleri masaya koymak.

Ve size yol ve yöntemleri göstererek, o dağınıklığın içinden sizinle birlikte, şartlara uygun, sonuç getirecek, uygulanabilir çözümler çıkarmak.

Ne dediler?

"Pazarlama stratejimize güçlü bir yön kazandırdı. Markalarımızın konumunu yeniden değerlendirdik, farklılaşma alanlarımızı netleştirdik ve ekip olarak ortak bir vizyona ulaştık."

Anıl Ünver - Genel Müdür, Veggy
"Klasik pazarlama anlayışının ötesine geçen, odağı ve etkiyi doğru yerde yoğunlaştıran bir perspektif. Stratejik anlamda ve karar alma süreçlerimizde son derece zihin açıcı bir deneyim oldu."

Emrah Saraç - Pazarlama Direktörü, VavaCars
"Tespitlerin ve yönlendirmelerin nokta atışıydı. Stratejimizi senin söylediklerinle çok daha sağlam bir zemine oturtacağız."

Birkan Kösedağ - Nazar Profiterol
"Bazen insanın kendi işine uzaktan bakıp röntgen çeken ve ona göre bir tahlil çıkartarak yol gösteren bir deniz fenerine ihtiyacı var. Kafam açıldı, vizyonum berraklaştı ve 2026 yılı için ekibi motive eden bir plan oluşturabildim."

Yasin Saygılı - İstanbul Medeniyet Üniversitesi
"Pazarlamayı her zaman merkeze koyan bir ekibiz. Bu yüzden yıllar içinde bazı net doğrularımız ve yanlışlarımız oluştu. Ancak bu durum zamanla kör noktalar da yaratıyor. Engin Tezcan ile yaptığımız görüşmeler, gözümüzün önünde olup fark edemediğimiz birçok noktayı görmemizi sağladı. Önümüzdeki yıllarda alacağımız aksiyonların omurgasını netleştirdik. Çok faydalıydı, teşekkürler.

Deniz Demir  - Co-Founder, Kodgem Straight

Başlayalım

Markanızla ilgili aklınızda uzun süredir dönüp duran bir mesele varsa, bana yazın.

Önce kısa bir ön görüşme yapalım. Problemin GEP ile çalışmaya uygun olup olmadığına bakalım. Uygunsa masaya oturalım.

Düğüm noktasını bulalım. Kısıtları görelim.
Ve bir nizami, bir de gayrinizami yol bulalım.

engin@gayrinizami.org