
Ürünümüz daha iyi. Ama onların sesi daha çok çıkıyor.
Daha kaliteli üretiyorsunuz, daha doğru iş yapıyorsunuz, müşteri memnuniyeti daha yüksek. Ama pazar onları konuşuyor, onları muteber sayıyor. Sosyal medyada onlar görünüyor, basında onlar çıkıyor, sektör toplantılarında onların adı geçiyor. Siz daha iyisini yapıyorsunuz ama kimse bilmiyor.
Muhtemelen şu durumlardan birindesiniz
- Sektörde sizden zayıf markalar daha çok konuşuluyor, daha muteber görülüyor.
- Sosyal medyada içerik üretiyorsunuz ama etki yaratmıyor. Beğeni var, etki yok.
- Basın bültenleri çıkıyor ama yansıma sınırlı.
- "Biz daha iyiyiz" diyorsunuz ama kimsenin haberi yok.
- Müşteri size geldiğinde memnun ayrılıyor ama yeni müşteri akışı zayıf. Görünmezsiniz.
Ses çıkarmak demek çok şey yayınlamak demek değil
Bir markanın sesi, ne kadar içerik ürettiğiyle ölçülmez. Söyleyecek bir şeyi olup olmamasıyla ölçülür. Ne söylediğiyle, söylediği şeyin anlamlı olup olmamasıyla... Daha fazla post, daha fazla video, daha fazla bülten... Kuru gürültüyse faydası yok. Önce, söylenen şeyin önemli bir şey olması gerek.
Daha çok ses çıkaran markaların ortak özelliği şu: Söyleyecek bir şeyleri var. Doğru ya da yanlış, beğenin ya da beğenmeyin, savundukları bir şey, bir davaları var. Onun etrafında konuşuyorlar, tartışıyorlar, taraf tutuyorlar. Bu yüzden daha çok görülüyorlar.
Sorun sadece görünürlükte değil
Söylenecek o şeyin netleştirilmemesinde.
Marka neye inanıyor, neyin karşısında duruyor, sektörde hangi tartışmayı açıyor... Bunlar belli değilse, ne kadar yayın yaparsanız yapın, ses çıkmaz.
GEP'te bu tek şeyi buluruz. Markanızın söyleyebileceği iddialı tek söz ne, hangi tartışmayı açabilir, kimin karşısına dikilebilir... Bunları netleştiririz. İşte o zaman ses çıkmaya başlar.
Nasıl çalışıyoruz?
İki gün, ikişer saat. Siz, çekirdek ekibiniz ve ben.
Sonuçta tek bir karar çıkar: Markanızın stratejisi, yeni ekseni ne olacak. Ve ona bağlı bir eylem listesi çıkar. Yarın başlayabileceğiniz eylemler. (Bilgisayarda bir dosyada unutulacak bir PowerPoint belgesi çıkmaz.)
Detayı GEP ana sayfasında anlatıyorum.
GEP'ten sonra
- Markanın söyleyecek bir şeyi olur. İçerik üretimi onun etrafında toplanır.
- Yayınladığınız her şey üst üste birikir. Tutarlı bir ses oluşur.
- Müşteri sizi hatırlar. Çünkü kafasında net bir cümleyle yer edersiniz.
- Görünürlük, içerik miktarına değil, söylenen sözün anlamına bağlanır.
Ne dediler?
"Pazarlama stratejimize güçlü bir yön kazandırdı. Markalarımızın konumunu yeniden değerlendirdik, farklılaşma alanlarımızı netleştirdik ve ekip olarak ortak bir vizyona ulaştık."
Anıl Ünver — Genel Müdür, Veggy
"Tespitlerin ve yönlendirmelerin nokta atışıydı. Stratejimizi senin söylediklerinle çok daha sağlam bir zemine oturtacağız."
Birkan Kösedağ — Nazar Profiterol
Başlayalım
Her ay sınırlı sayıda GEP yapıyorum. Uygunluk için önce kısa bir ön görüşme yapıyoruz, markanız bu çalışmaya hazır mı bakıyoruz.
Telefon numaranızı içeren bir e-posta atarsanız, sizi arayacağız.