Hikaye anlatmayın, anlattırın

Her marka hikaye anlatmalı mı? Daha verimli bir yol var mı?

Hikaye anlatmayın, anlattırın
Photo by Etienne Girardet / Unsplash

Her markanın bir hikaye anlatması gerektiği söylenir. Ciddiye almayın.

Her markanın hikaye anlatma zorunluluğu yok. Bu iddia markalar için gereksiz bir yük.

Dünyanın en değerli markalarının hepsi, bize sürekli hikayeler anlatmıyor.

Mesela dünyanın 6, 10 ve 11. en değerli markaları, Coca-Cola, Disney ve Nike, evet bize hikayeler anlatıyor. Disney'in zaten işi bu.

Ama diğer yandan dünyanın en değerli 16, 17, 18, 19 ve 20. markaları, sırasıyla Cisco, Intel, IBM, Instagram ve SAP, hiç de hikaye anlatıcısı değil. Öyle bir ihtiyaçları da yok, dümdüz işlerini yapıyorlar.

İlk 5’e de bakabiliriz. Apple, Amazon, Microsoft, Google ve Samsung.

Jobs ve Bezos’un hikayelerini markalarıyla özdeşleştirip itiraz edebilirsiniz, bu yüzden o ikisini geçiyorum. Microsoft, Google ve Samsung’un da bize hikaye anlattığını anımsamıyorum.

Hikayeler önemli ama anlatıldığı gibi değil

Markalarımız için hikayeler anlatmamız gerektiği hakkında bize hikayeler anlatanlar, şunu genellikle gözden kaçırıyorlar.

Bu yazıyı sadece aboneler okuyabilir. Devamını okumak için ücretsiz abone olabilirsiniz.

Zaten abone misiniz? Giriş yapın.

Abone ol

Bazı yazıları sadece aboneler görebiliyor ve okuyabiliyor. Siz de abone olun, yeni yazılar posta kutunuza gelsin.
jamie@example.com
Abone ol