Kategoriler
Safsatalar Yapay Zeka

Yapay zeka hakkındaki safsatalar ve gerçekler

Yapay zeka hakkında doğru bilinen yanlışlar ve yapay zeka soslu bonfile

Yapay zeka hakkında sık karşıma çıkan safsataları ve doğrularını aşağıda sıraladım.

Yanlış 1: Yapay zekadan tek bir süper bilgisayar gibi bahsetmek

Yapay zeka tek bir bilgisayar, yazılım, sistem ya da robot değil. Yapay zeka bilimsel bir alan. Matematik, fizik, sosyoloji, biyoloji gibi. (Matrix bir film, gerçek değil.)

Yanlış 2: Yapay zekanın bir sahibi olduğunu zannetmek

Matematiğin ya da fiziğin bir sahibi olmadığı gibi yapay zekanın da bir sahibi yok. Yani başında durup onu kontrol eden biri yok. (Matrix’teki mimar bir film karakteri, gerçek değil.)

Bunun dışında, “birilerinin yapay zekası” diye bir kullanım da sorunlu. Yani mesela “Google’ın yapay zekası” derseniz, tabi ki ne kast ettiğiniz anlaşılır ama, pek profesyonel olmaz. 

Farklı alanlar için ve belirli problemlerin çözümü için, farklı yöntemlerle tasarlanabilen farklı yapay zeka uygulamaları var. 

Pratikte bir bilgisayar programı gibi çalışmasa da kullandığınız bilgisayar programları gibi düşünebilirsiniz. Word yazı yazmak, Excel hesap yapmak için ya, onun gibi. Özel ihtiyaçlar için özel yapay zeka uygulamaları var. Google örneğinden devam edersek, “Google’ın yapay zeka yöntemleri” ya da “Google’ın yapay zeka uygulamaları” demek daha doğru ve profesyonel bir tabir olabilir. Google’ın birçok farklı alanda birçok yapay zeka uygulaması var.

Yanlış 3: Yapay zeka uygulamalarını karşılaştırmaya çalışmak

Zeka kavramı ağırlık gibi, uzunluk gibi, sıcaklık gibi tek boyutla karşılaştırılabilir bir kavram değil. Karşımızdaki 2 kişiden kimin kısa kimin uzun olduğunu kolaylıkla karşılaştırabiliriz. Hangisinin daha zeki olduğunu ise IQ testiyle ölçebildiğimizi düşünürüz. Ama farklı yapay zeka uygulamalarını aynı eksende karşılaştırmaya çalışmak saçma olur, karşılaştıramayız. 

Netflix’in bize film öneren yapay zeka uygulaması, DNA’daki değişimin hücreleri nasıl böleceğini öngörebilen yapay zeka uygulamasından daha aptal ya da daha zeki değil. Bu sadece, anlamsız bir karşılaştırma. 

Bir yapay zeka uygulamasının bir problemi çözme becerisi, başka bir problemi de çözebileceğini göstermez. Kısacası, DNA’daki değişimin hücreleri nasıl böleceğini öngörebilen yapay zeka uygulaması bize daha iyi filmler önermez, öneremez, beceremez. Çünkü işi o değil. (Bkz: Literatürdeki yapay zeka tanımı. Güçlü yapay zeka ve zayıf yapay zeka.)

Yanlış 4: Biraz karmaşık işler yapan her bilgisayar programından yapay zeka diye bahsetmek

Klasik bilgisayar programlarıyla yapay zeka uygulamaları işleyiş olarak birbirlerinden çok farklı yapılar. (Makine öğrenmesi özelinde farkını şu yazıda anlattım.) Yani işimize çok yarayan, bazen de bizi şaşırtan her bilgisayar programı, bir yapay zeka uygulaması olmayabilir.

Yapay zeka uygulaması olduğunu iddia eden uygulamalarda bile durum biraz karışık. Yani bir sistemi “bu bir yapay zeka uygulaması mı değil mi?” diye kategorize etmek her zaman kolay olmayabilir. 

Bazı uygulamalara çok net bir biçimde, evet bu bir yapay zeka uygulaması diyebiliriz. Bazıları içinse, o kadar net olamayız. 

O kadar net olamadığımız böyle uygulamaları ben, “yapay zeka soslu” diye tanımlıyorum. Ana yemek yapay zeka değil ama yapay zeka sosu yemeğe lezzet katıyor. 

Bu yapay zeka soslu olanlar arada kalmış, yapay zeka desek ayıp olacak ama demesek de eksik kalacak uygulamalar. Türkiye’de Türkçe kullanılan chatbot’lar gibi. (Chatbot: Genelde müşteri hizmetleri için kullanıldığını gördüğünüz, yazdıklarınıza otomatik cevaplar veren chat uygulamaları.) 

Türkçe chatbot uygulamalarının çoğu anlama kıtlığı çekiyor, benim tecrübe ettiğim kadarıyla “öğrenme” kabiliyetleri de yok gibi. Ki bu öğrenememe durumu, bu uygulamalara direkt yapay zeka uygulaması diyememek için çok geçerli bir sebep. 

Ama yazdıklarınızı anlama, teknik tabiriyle doğal dil işleme (NLP) için arka planda öyle ya da böyle çalışan bir kod var. Bu yüzden Türkçe chatbot’lara bugün için ben, yapay zeka soslu demekte sakınca görmem. 

Yanlış anlaşılmasın, doğal dil işleme, yani bizim günlük konuşma diliyle yazdıklarımızı makinenin anlaması meselesi, kolay bir iş değil. İngilizce kullanımlarında oldukça yol alındı ama bu teknoloji, kopyala yapıştırla Türkçe’ye hemen uyarlanabilecek ve hemen aynı performansa ulaşabilecek bir teknoloji değil. Sebeplerini ilerde yazarım.

Tüm bu safsatalardan sonra yapay zekanın tanımı hakkında fazlasını merak ederseniz, aşağıdaki yazılara da göz atabilirsiniz:

Yapay zekanın literatürdeki tanımı için buraya tıklayabilirsiniz.

Yapay zekanın şu an uygulamadaki kullanımı açısından tanımı içinse buraya tıklayabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir