Kategoriler
İş Dünyası Yapay Zeka

İşletmeniz yapay zekaya hazır mı?

Yapay zekaya geçişte karşılaşabileceğiniz 3 zorluk.

İşletmeniz yapay zekaya hazır mı sorusu üzerine düşünmek için doğru bir zaman çünkü rakipleriniz harekete geçmiş olabilir.

İş dünyasının modaları ve gerçekler

İş dünyasında bir anda moda olan ve herkesin peşine düştüğü kavramları bilirsiniz. Bir kavram ortaya çıkar, bir anda bütün konferanslarda konuşulmaya başlanır ve bütün kitapların kapaklarını süsler. Sonra da iş dünyasında köklü yapısal değişikliklere yol açmadan unutulur gider. Yeni bir kavramın peşinden koşulmaya başlanır. (Big Data ve Sürdürülebilirlik modalarını hatırlarsınız.)

Bugün yapay zeka, mesela Big Data ya da Sürdürülebilirlik kadar moda değil ama, iş dünyasında köklü değişikliklere yol açmanın eşiğinde. 

Teknoloji daha emekleme seviyesinde olsa da, önümüzdeki 5-10 yılda yapay zeka teknolojileri sayesinde olabilecekleri, konunun uzmanları bile net olarak öngöremiyor.

90’larda David Letterman’a konuk olan Bill Gates, öngörüleri ve Letterman’ın tepkisi.
Genel maksatlı teknoloji

MIT’den Erik Brynjolffson ve Andrew Mcafee yapay zeka teknolojisini, hatta daha spesifik haliyle -yapay zekanın lokomotifi olan- makine öğrenmesini, ekonomistlerin “genel maksatlı teknoloji” olarak tanımladığı kategoriye sokuyorlar ve çağın en önemli genel maksatlı teknolojisi olarak kabul ediyorlar.

Genel maksatlı teknoloji derken kasıtları şu: 

Endüstri devriminden itibaren gerçekleşen büyük ilerlemenin en önemli itici gücü, o dönem kullanılmaya başlanan teknolojik yeniliklerdi. (Zaten bu yüzden “endüstri devrimi” diye anılıyor:)

İçten yanmalı motor, buhar motoru gibi o dönemdeki yeni teknolojiler, belki de mucitlerinin o anda hayal bile etmedikleri biçimde başka amaçlarla ve başka şekillerde kullanıldılar. 

Bu teknolojilerin farklı alanlarda farklı biçimlerde ve farklı amaçlarla kullanılması, bir yandan üretimi ve ekonomiyi, bir yandan da siyaseti ve toplumu etkiledi. (Sonunda insanlığın daha refah içinde yaşayacağı bir döneme yol açsa da, araya iki tane de dünya savaşı sıkıştı. Bu savaşları endüstri devriminden bağımsız düşünemeyiz.)

İşte bu endüstri devrimi diye adlandırdığımız dönemde ortaya çıkan teknolojik yenilikler gibi, farklı amaçlarla ve biçimlerle kullanılabilmesiyle, bambaşka yeniliklerin doğmasına yol açabilen teknolojilere, genel maksatlı teknolojiler adı veriliyor.

Bugün yapay zeka teknolojileri, çağımızın genel maksatlı teknolojisi olarak kabul ediliyor. 

Bu şu anlama geliyor: Faraday 1821’de elektrik motorunu icat ettiğinde, icat ettiği motorun 200 yıl sonra mesela mutfak robotu adı verilen bir alette kullanılacağını tahmin etmiyordu. Çünkü mutfak robotunun ne olduğunu bile bilmiyordu. O sadece elektrik enerjisini mekanik enerjiye çeviren bir motor icat etmişti, o kadar.

Tıpkı Faraday gibi, bugün yapay zeka alanında çalışan uzmanlar da, geliştirdikleri teknolojilerin, 200 yıl sonra da değil, 10 yıl sonra bile ne şekilde kullanılabileceğini şu anda bilmiyorlar. 

Bekleyim görelim demek doğru mu?

İşletmeniz yapay zekaya hazır mı sorusu bu yüzden önemli. Çünkü başka teknolojiler için bekleyelim görelim stratejisi doğru olabilir. Mesela bilgisayarlar yaygınlaşmaya başladığında birçok şirket bekledi. Gerçekten işe yaradığını gördüklerinde bilgisayar satın alamaya başladılar. Çok bir şey de kaybetmediler. Gecikmelerinin onlara büyük bir maliyeti olmadı.

Ama bir şirketin yapay zeka teknolojilerini kullanmaya başlaması, bu teknolojinin doğası gereği, bilgisayara geçişe pek benzemiyor. Çünkü…

1. Yapay zeka teknolojileri tak-çalıştır sistemler değil

Yani hazır bir sistem alıp hemen kullanmaya ve faydasını görmeye başlayamazsınız. (Tak-çalıştır yapay zeka uygulamaları tabii ki var ama bunlar şirketinize önemli bir katkı yapacak sistemler değil.) Gerçekten işinize yarayacak, maliyetlerinizi düşürecek, verimliliğinizi artıracak bir sistem, şirketinize özel tasarlanmış ve konfigüre edilmiş bir sistem olmalı. Bu da çokça vakit alan bir iş.

Bu sürecin uzun sürmesinin sebebi şu: 

Öncelikle, kurumsal süreçlerinizin hangi noktalarında hangi teknolojiyi hangi amaçla kullanabileceğinizi tespit etmeniz kolay değil. Şirketinizde bu teknolojilere “gerçekten” hakim biri yoksa, bu tespiti yapmanız çok zor.

Hele ki, işletme körlüğü devreye girdiğinde, çok yanlış kararlar verip boşa zaman ve para harcamanız çok olası.

Dışardan birilerinden destek aldığınızda da, dışardan gelen ekibini sizin iş süreçlerinize hakim olması 3-5 günde olacak bir iş değil. Ciddi bir zaman ister.

Sürecin uzun sürmesinin diğer sebebi ise, bu işin birkaç iyi yazılımcının oturup sadece kod yazarak hazırlayabilecekleri bir iş olmaması. Yapay zeka sistemleri veri kullanır, veriyle öğrenir, veriyle çalışır. Şirketinizde buna uygun veri var mı ve kullanılabilir durumda mı, gibi sorularla karşılaşacaksınız…

2. Entegrasyonu kolay değil

Aslında bu da ilk maddenin bir diğer boyutu. Bir yapay zeka sistemine geçiş yapmak, bir bilgisayar ve bir muhasebe programı satın alıp, başına da “bilgisayardan anlayan” birini oturtup, faturalarınızı bilgisayarla kesmek kadar kolay bir süreç değil. Kurmayı amaçladığınız sistemin şu an kullandığınız IT altyapısıyla (ve hatta ekibiyle) entegrasyonu da hemen olan bir şey değil. 

3. Ekibin uyumu

Bir yapay sistemi belki bazı operasyonlarınızı otomatize edecek belki de bazı konularda size kararlar vermeniz için öngörü sağlayacak. Ama yapay zeka sihirli bir şey değil. Üstelik beklentiniz, süreçlerin bütününü idare edecek bir sistemse, öyle bir sistem yok. Yapay zeka sistemleri, nokta atışı, parça parça, tek tek, departman departman bile değil, bir departmandaki belli bir süreçte size yardımcı olacak. Bu da iş süreçlerinin ve personel davranışlarının mikro düzeyde yeniden düzenlenmesi anlamına geliyor.

Şimdi diyeceksiniz ki, bu kadar dert varsa, biz niye bu teknolojiyle uğraşalım?

Çünkü bundan kaçışınız yok. Siz uğraşmazsanız bir rakibiniz uğraşacak ve sahip olduğu teknoloji sayesinde günün birinde belki maliyet belki de verimlilik anlamında ona asla yetişemeyeceğiz bir noktada olacak. (Endüstri devrimi dönemindeki teknolojik yenilikleri umursamayanların hali ortada.)

Peki sonundaki ödül ne?

Sektörünüzü ya da iş süreçlerinizi bilmiyorum, şu an size özel bir örnek veremem. Ama güncel bir örnek verebilirim.

Covid-19 aşısını ilk bulan BioNTech’in, yani Uğur Şahin ve Özlem Türeci’nin de kendi alanlarında kendilerine özel yapay zeka uygulamaları kullandıklarını belki bilmiyorsunuzdur. Hatta bir yapay zeka şirketiyle stratejik ortaklıkları olduğunu da belki bilmiyorsunuzdur. (Bkz: BioNTech ve InstaDeep stratejik ortaklı anlaşması

Aşıyı yapay zeka buldu demiyorum tabii ki, ama bu kadar hızlı olmalarında bu teknolojilerin bir payı olduğu kesin. Sonundaki ödülü de büyük oldu…

Yapay zeka teknolojilerini işletmenizde/departmanınızda nasıl kullanabileceğiniz hakkında düşünmeye başlamak için aşağıdaki makalelere de göz atabilirsiniz.

Yapay zeka nedir? Teknik terimlerle boğulmadan, yapay zeka nedir ve ne işe yarar sorularının cevabı

Sektörünüze özel yapay zeka çözümleri rehberi

Yapay zekayı anlamak için 5 soru 5 cevap

Kaynaklar: 

Artificial Intelligence: The Insights You Need from Harvard Business Review by Harvard Business Review,  Thomas H. Davenport,  Erik Brynjolfsson,  Andrew McAfee,  H. James Wilson

Prediction Machines: The Simple Economics of Artificial Intelligence Hardcover, Ajay Agrawal, Joshua Gans, Avi Goldfarb

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir